Fuat Oktay: Başkaları kaç masa kurarsa kursun, yola devam diyoruz

Fuat Oktay, daha sonra Ak Partli İl Başkanlığını ziyaret ederek, partililere seslendi.  Muhalefet partilerinin toplantılarına değinen Oktay, “Biz koşuyoruz. Başkaları ne derse desin. Başkaları hangi gözle bakarsa baksın. Başkaları söylenenleri ne derece duyar veya duymazsa, duymasın. Kaç masa kurarsa, kursun. O masanın altında ve üstünde kimler olursa olsun. Biz durmadan, durmak yok, yola devam diyoruz. Hedefimizden de idealimizden de hiçbir şey kaybetmiş değiliz. Çok daha güçlenerek biz geleceğe yürüyeceğiz.” dedi. 

HEDEFLERİMİZDEN GERİ ADIM ATMIŞ DEĞİLİZ 

Hükümet olarak hedeflerinden geri adım atmadıklarını ifade eden Oktay, “Biz, 2023 hedefleri dediğimizde bize gülenlere hep şunu söyledik. Biz o hedeflerden zerre geri adım atmış değiliz. Biz büyük hedefler koyarız. Er veya geç o hedefleri gerçekleştiririz. Ne pahasına olursa olsun. ‘İhracatın nereye geldiğini gördük’ diyorlardı. Buyurun görsünler. 250 milyar. Dünyadaki gerek pandeminin, salgının etkileri devam ederken, gerek kuraklığın etkileri iklim değişikliğinin etkileri devam ederken, gerek bölgedeki krizler, çatışmalar devam ederken, tedarik zincirindeki kırılmalar devam ederken, doğu ve batı arasındaki güç dengesi değişme aşamasında olduğu bir dünyada, çatışmaların en şiddetlendiği bir dönemde bile biz 1 yılda ihracatımızı böyle bir dönemde 55,5  milyar dolar arttırabilmiş bir ülkeyiz. 500 milyar dolar hedefi bizim için artık hayal olmaktan çıkmıştır. O hedef çok yakındır. Bu hedefe hep birlikte ulaşacağız.” diye konuştu. 

‘6’LININ İÇİNDE  HESAP KİTAP BİLEN VARDIR, HERHALDE’

6 muhalefet partisinin toplantılarına eleştirisini sürdüren Oktay, şunları söyledi:

”Şimdi bu yıl, geçen yılın son aylarında cari fazla veren bir ülkeden, bu yıl cari dengede cari açık vermeye başlayınca sesleri yükseldi. ‘Sizin modeller ancak bu kadar olur’, diye. Ben buradan Konya’dan şu mesajı çok açık şekilde vermek istiyorum. Hesap kitap bilen vardır herhalde o 6’lının içerisinde. Eğer bakarlarsa, bizim geçen yıl koyduğumuz hedeflerin cari denge açısından farkı, enerji fiyatlarındaki artışla alakalıdır. 50 milyar dolarlık ilave bir enerji faturasının çıkmış olmasından kaynaklıdır. Enerji maliyetlerinin; bu petroldür, doğal gazdır veya diğer alanlarda, elektrik yine doğal gazda üretilen boyutta buna dahil ettiğinizde ve kuraklığın etkisini de aldığınızda, çok ciddi bütün dünyada yükselen enerji maliyetleri ve onun bütün dünyada yine emtia fiyatlarına yansıması sonucu oluşan bir cari dengedeki cari açık fazlası cari açık artışı. Bunu da biz geride bırakacağız. Fiyatlardaki, emtia fiyatlarındaki artışın enflasyonda artışa sebep olduğunu görüp görmediğimizi ve bunu hissetmediğimizi soranlar var. Biz bunu çok yakinen biliyoruz ve milletimizle birlikte bu sorunu üstesinden de yine teşkilatlarımızla birlikte gelecekte biziz. Biz bugüne kadar hiçbir sorunu görmezden gelip arkamıza atmadık. Hiçbir sorunu yarınlara da bırakmadık. Tüm cesaretiyle maliyeti ne olursa olsun, bir bedel ödememiz gerekiyorsa da o bedeli ödeme pahasına da soruların üzerine gittik. Dünyadaki gelişmelerden kaynaklı ve ona ilaveten içerideki bizi etkileyen diğer faktörleri de etkilediğimizde şu anda bütün gücümüzle bunun üzerine gidiyoruz. Bunu da geride bırakacağız.”

‘BİZ BÖLGEMİZDE BARIŞ İSTİYORUZ’

Bölgede barış istediklerini vurgulayan Oktay, şöyle devam etti:

“Bölgesel çalışmalar önemli. Bunları geride bırakıyor olabilmemizle alakalı bütün dünyanın doğu ve batı arasındaki dengelerin kayması ve buna engel olunmasıyla ilgili kendi aralarındaki mücadele ne yazık ki, kendileri dışındaki birçok ülkeyi etkilemekte, Türkiye de etkilenen ülkeler arasında. Baktığımızda kendilerini süper güç olarak ifade eden veya dünyaya yön veren, yön verdiğini düşünenler veya biz dünya 5’ten büyüktür dediğimizde kendilerine göre kurdukları bir düzenin nizamın sonuçlarını bugün çatışmalar olarak, bölgesel çatışmalar ve insani trajediler olarak gördüğümüz bir ortamda bu çatışmaları durdurmanın hiç kimsenin de pek niyetinde olmadığını, pek dertlerinde de olmadığını görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın ve bizlerin bu konudaki duruşu nettir. Biz bölgemizde barış istiyoruz. Ülkemizde, biz sükunet istiyoruz, istikrar istiyoruz. Zaten bu istikrar içinde hükümet sisteminin değiştirilmesi gerektiğine inanmıştık. Türkiye Cumhuriyeti’ndeki vatandaşlarımız buna inanmıştı. Siyasi kadrolarla bunu yıllarca tartışmışlardır. Bazı konularda bir şey söyleyemedikleri için de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden birçok şeye vurmak istediler. Ben burada sizlerle şunu da açıkça paylaşmak istiyorum. Bölgesinde gelişen tüm çatışma alanlarında, bölgesinde gelişen tüm krizlerde, anında hareket eden bir ülke görmek istiyorsanız Türkiye’ye bakın. Eğer ki Türkiye bir önceki sistemle hareket etmiş olsaydı bu krizler döneminde, bugün Türkiye bölgesinde yaşanan bu krizlerin  büyük ihtimal bir tanesinin içinde olacaktı. Müdahale etmek istediğinde çok geç kalmış olacaktı. Geç kalmadığı ve hiç kimsenin beklemediği anda çevresindeki tüm olaylara anında müdahale etmesini sağlayan bir hükümet sistemi olduğu için ve Cumhurbaşkanımız gibi Recep Tayyip Erdoğan gibi de bir dünya lideri olduğu için çevresinde olan olaylara anında müdahale eden bir Türkiye oluştu. Bu rahatsız etti.”

TÜRKİYE’Yİ DIŞLAMAK İSTEYENLERİN DIŞLANDIĞINA ŞAHİT OLDUK 

Oktay, “‘Ne işimiz var Libya’da’, dediklerinde, aslında Türkiye’nin dışında Türkiye’ye biçilen bir alan vardı ve o alana hapsedilmek istenen bir Türkiye vardı. Güçsüzleştirilmek istenen ve yalnızlaştırılmak istenen bir Türkiye vardı. Biz Türkiye olarak da, Cumhurbaşkanımız da her fırsatta şunu ifade etti; Türkiye’ye rağmen bölgede hiçbir plan, hiçbir senaryo hayata geçemez. Bunu şaka zannedenler oldu  belki. Ama hiçbir planın hayata geçmediği Türkiye’yi dışlamak isteyenlerin de kendilerinin dışlandığına şahit olmaya başladık. Doğu Akdeniz’de de. Her türlü enerji  projelerinin senaryolarının dışında bırakılmak istenen bir Türkiye aslında, ‘Libya’da ne işiniz var?’ diyenler vardı ya; Kılıçdaroğlu başta olmak üzere. 6’lı masadakiler de ne olduysa dün başka bir şey konuşuyorlardı, bugün başka bir şey konuşmaya başladılar. Siz Konyalılar çok iyi bilirsiniz. Onlardan bir tanesinin, burada ne konuştuğunu. Bugün ne konuştuğunu, dün ne konuştuğunu. Gelecek diyor ya, gelecekte ne konuşacağını da Allah bilir. Zaten Konya’da, gelecek olduğunu da o 6’lı masaya da gelecek olduğunu da, bugün olmayacağını da gözlerimizle de gördük, şahit olduk. Aslında orada Türkiye’den Libya’ya uzanan bir hattın çizilmesi, ekonomik alanın, bir anlaşmayla belirlenmesi ve bununda Birleşmiş Milletler’e iletilmiş olması, aslında Türkiye’ye karşı biçilen o haritalar başta olmak üzere oynanan oyunlar başta olmak üzere tamamını çöpe attı. Türkiye ‘çıkamaz’ dediler. ‘Çıkarız’ dedik. ‘Enerji burada arayamazsınız’, dediler. ‘Buyurun biz arıyoruz. İtirazı olan varsa gelsin’, dedik. Bunu derken de bizim derdimiz, bizim dış politikamız hiçbir zaman böyle affedersiniz hani bir dayılık  yapma  anlamında değildir aslında. Türkiye’nin hak ve çıkarlarını koruma çerçevesindedir. Buradan taviz vermeme anlamındadır. Bunun için hangi bedel gerekirse onu ödeyeceğimiz ve onu ödemekte de zerre tereddüt etmeyeceğimizi ifade etmemizden kaynaklı. Nerede bir insani trajedi varsa kapılarını açmıştır. Bu Suriye’de de olsa, Irak’ta da olsa, bir başka yerde de olsa. Kendileri göz rengine, ten rengine, saç rengine göre ayrıştırıyor olsalar da, Türkiye din, dil, ırk ayrımı gözetmeden herkese kucak açmıştır. Bundan sonra da açmaya devam edecektir.” dedi.

‘BARIŞ SAĞLANIRSA TÜRKİYE KAZANIR, RUSYA KAZANIR, UKRAYNA KAZANIR’

Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşa da değinen Oktay, ”Karadeniz, bizim için barış deniziydi. Rusya- Ukrayna kriziyle birlikte ne yazık ki orası da şu anda en istikrarsız bölge olmuş durumda. Türkiye olarak  biz yine aynı şeyi yapıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hamdolsun hemen hemen her gün hem Rusya, hem Ukrayna arasında son derece dengeli bir politika gözeten, ikisi de bizim yakın çalıştığımız ve dost bildiğimiz ülkelerdir. Dolayısıyla ikisinden de vazgeçemeyiz dediğimiz bu çerçevede de tekrar barışı hakim kılmak üzere üzerimize düşeni, üzerine düşeni yapan, yapmaya çalışan bir Türkiye ve burada da öncülük yapan bir lider var. İnşallah burada da sonuca ulaşırız diye ümit ediyoruz. Ama ne yazık ki, kendi haline de bırakılmıyor bölge. Buna rağmen inşallah bir an önce oradaki insani trajedi de son bulur. Rusya ve Ukrayna arasında kalıcı bir ateşkes sağlanıyor olur. İstanbul süreciyle Türkiye’de Antalya diplomasi forumuyla başlayan İstanbul’da devam eden ve inşallah sonrasında da dışişleri bakanları ve liderler seviyesindeki görüşmelerle de sona ulaşmasını arzu ettiğimiz bu yolda ilerleme sağlanır, sağlarız diye ümit ediyoruz. Bu anlamda da tüm gayretimizi sarf ediyoruz. Bu olursa Türkiye kazanır. Rusya kazanır. Ukrayna kazanır. Karadeniz’deki komşusu kıyısı olan tüm ülkeler kazanır. Avrupa kazanır. Balkanlar, Orta Asya kazanır. Orta Doğu kazanır. Dünya kazanır. Savaşın kazananı olmaz. Barış sağlanırsa da burada kaybeden olmaz.” ifadelerini kullandı.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.