İkinci Dünya Savaşı Hakkında Öğrenince Akıl Tutulması Yaşayacağınız Tuhaf Gerçekler

İkinci Dünya Savaşı sadece orduların değil sivillerin de canını yakarak büyük acıların yaşandığı en yıkıcı savaşlardan biri. Bu dönemde dünya,  Adolf Hitler gibi ‘dünyanın en kötü insanı’ olarak anılan birine maruz kalmıştı; tabii nicelerine de. Dolayısıyla her zaman tarihçilerin ve tarihe meraklı olanların ilgisini çekti İkinci Dünya Savaşı. Biz de tarihin bu tozlu sayfalarından en ilginç gerçekleri sizler için derleyelim dedik. Buyurun! ?

Şahit olunan en yıkıcı ve acımasız savaş olan İkinci Dünya Savaşı tarihin seyrini kökünden değiştirmişti.

Etkileri yıllarca süren ve hala araştırmalara konu olan bu savaş hakkında bazı yeni bilgiler öğrendik ve sizlerle paylaşmak istedik! Detaylar için buyurun. ?

1. Savaşın ortasında ormanda kendi kendisini ameliyat eden Avusturalyalı asker Clarence Smith’in hikayesiyle başlayalım.

Filipinler’de bir ormanda birliğine dönmeye çalışırken apandisinin ağrıdığını fark eden Smith hızlı kararlar vermek zorunda kalmıştı. Düşmanla çevrelenmişken ve yanında hiçbir tıbbi malzeme yokken Avusturalyalı asker hızlı kararlar almak zorundaydı…

Yanındaki bıçağı alkole bulayıp sterilize ettikten sonra hiçbir uyuşturucu olmadan apandisini çıkardı.

Kesiğini süngü kılıfının kemeriyle sardıktan sonra birliğinin yanına dönmeyi başardı. Üç gün içinde turp gibi olan Smith bu olaydan sonra 2 yıl boyunca da savaşmaya devam etti. Aşırı derecede stresli olan bir durumda en iyi yolu seçebilmiş olduğu için de her zaman takdir edilen bir isim oldu.

2. İkinci Dünya Savaşı sırasında Kanada’ya gönderilen Alman esirler savaş bittikten sonra evlerine dönmek istememişlerdi.

Bir Alman pilotun anılarında bahsettiğine göre Kanadalılar tarafından çok iyi ağırlanmışlardı, esir olmalarına rağmen. Zamanla orada yaşamaya alışan ve Avrupa’daki hayatlarına kıyasla daha iyi koşulların olduğunu gören Alman askerlerinin çoğu temelli Kanada’ya taşınmıştı.

3. Mihver devletlerinin saldırmasından korktukları için stratejik bir bölge olan Cebelitarık’ta bazı önlemler alınmıştı ve bunlardan biri çok ilginçti.

en.wikipedia.org

İngiliz kolonilerinden birinde bulunan Cebelitarık Kayası’nın içine bir ‘gözlem odası’ kurulması fikrini ortaya attı Tuğamiral John Henry Godfrey. Teleskoplar, çeşitli mühimmatlar ve dürbünlerle bezenen oda, Cebelitarık düşman eline düşse bile işlevsel olacaktı. Bu plana ‘Tracer Operasyonu’ adı verilmişti.

1942 yılında inşa edilen oda patlayıcılara karşı güçlendirilen ve ses geçirmez duvarlara sahipti.

İkinci Dünya Savaşı boyunca kullanılmış olmasının yanı sıra İspanyol İç Savaşı’nı dahi gören ve işe yarayan bu gözlem odası, şimdilerde turist çeken bir mekan olarak popülerliğini koruyor.

4. ABD’nin İngiltere’ye yardım gönderdiği birliklerin çoğu siyahi askerlerden oluşuyordu ve o dönemde İngilizler için bu durum beklenmedikti.

1942 yılında İngiltere’de 9 binden biraz fazla siyahi vatandaş vardı ve genelde taşra bölgelerde yaşıyorlardı. Dolayısıyla siyahi insanlara karşı ırkçı bir tavırları vardı, orduda bu tavırlar dikkat çekmişti. Neyse ki çoğu İngiliz vatandaş ve siyahilerle sırt sırta çarpışan İngiliz askerleri silah arkadaşlarına sahip çıkmıştı. Irkçı söylem ve çıkışlara karşı duran insanların bu kadar fazla olması da o dönemde şaşırtıcı ve mutluluk vericiydi…

5. Müttefiklerin Japonya’yı işgal etme planı olan ‘Downfall Operasyonu’ için bir sürü ‘purple heart madalyası’ hazırlanmıştı.

ABD ordusu söz konusu madalyayı savaşta yaralanan veya ölen askerlerine veriyordu. Japonya’yı işgal gibi tehlikeli bir operasyonu yürütecek askerler için de önceden bunları stoklamanın yararlı olacağı düşünülmüştü. Atom bombaları atıldıktan sonra bu eyleme gerek kalmayınca madalyalar da ellerinde kalmıştı.

Tabii Soğuk Savaş sırasında yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalarda bu orijinal stoktaki madalyalar kullanılmaya devam etti.

6. İngiltere savaşta ölen uçak mürettebatının sayısını azaltmak için çözüm yolları ararken matematikçi Abraham Wald akıl dışı bir fikirle gelmişti…

en.wikipedia.org

Avusturya’dan ABD’ye göçmüş olan Wald, uçaklardaki zayıf noktaların güçlendirilmesindense zaten hasar almayan bölümleri güçlendirmenin daha iyi olacağını söylemişti. Mantığı ise şuydu; zaten sürekli vurulan bölümler ilerde de en çok hasar alan yerler olmaya devam edecekti. 

Başta çok karşı çıkılsa da bir süre sonra bu fikir kabul edildi ve askeri tarihe büyük bir başarı olarak adını yazdırdı. Çünkü beklenenin tersine bu yöntem gerçekten işe yaramıştı!

7. Nazilerin İngiltere’ye gönderdiği bazı casusların maskesi düşünce çift taraflı casuslara dönüşen isimler savaşın seyrini değiştirmişti.

‘Garbo’ kod adlı Juan Pujol Garcia, bu casusların en tanınanlarından biriydi. Almanya’nın Normandy istilasında onlara verdiği yanlış bilgiler sayesinde Müttefikler zafer elde etmişti. 

Garbo İspanyol vatandaşı olmasına rağmen Almanya’ya çalışmak için gönüllü olmuş sonrasında ise İngiltere’nin tarafına geçerek ikili oynamıştı.

8. Tayvan’dan gelip Japon ordusuna katılan Teruo Nakamura savaşın bittiğini 30 yıl sonra öğrenmişti!

1974 yılında teslim olan son Japon asker olarak tarihe geçen Nakamura’nın hikayesi ise epey ilginç. Birliği Endonezya’daki bir ormana kaçmak zorunda kaldığında yalnız başına hayat mücadelesi veren Nakamura tam 30 yıl boyunca bu ormanda tek başına yaşamıştı.

Japon ve Endonezya hükümetlerinin beraber çalışmasıyla 1974 yılında bir kulübede bulunan Nakamura’nın savaşın bittiğinden haberi yoktu ve bunca zaman asker olduğunu düşünmeye devam etmişti.

9. Polonyalı asker ayı Wojtek ile tanışın…

1942 yılında Sovyetlerden İran’a geçmek için yola çıkan Polonyalı birlikler yolda ilginç bir silah arkadaşı edinmişlerdi. Suriyeli bir boz ayı ile arkadaşlık kuran askerler onu yanlarına almış ve ismini ‘Wojtek’ koymuşlardı. Savaşın sonuna kadar birlikle beraber kalan Wojtek daha sonra emekli olup hayatına Polonya’da devam etti. 1963 yılında da huzur için de vefat etti sevimli ayı.

10. Almanya’nın denizi aşıp Londra’yı direkt vurmasını planladığı büyük top V-3, hiç kullanılamamıştı.

Bu devasa silah 100 mil uzaklığa kadar ateş edebilecek güçte olacaktı. Neyse ki V-3, tamamlanmak üzereyken gerçekleşen bir bombardıman sonucunda tuzla buz olmuştu ve tekrar inşa edilmedi.

Bu gerçekler hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Buyurun yorumlara! ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir